KEDİLERDE KONJUKTİVİTİS

blog yazısı ekle !

KEDİLERDE KONJUKTİVİTİS

Konjuktivitis; göz kapaklarının iç yüzeyi ile skleranın ön kısmını korneaya kadar örten ince bir katman olan konjuktivanın yangısıdır. Konjuktivanın dışında herhangi bir temasta antijenik reaksiyona neden olan mükoz membrana sahiptir. Bu yüzeysel tabakada çok sayıda lenfatik hücreler bulunur. Konjuktiva herhangi bir nedenle stimule edildiğinde efektör hücreler üreten lenfoid folüküller oluştur. Konjuktival plazma hücreleri immun yanıt oluşturan immunglobilinler üretir. Bu şekilde konjuktiva dış etkenler karşı kendini koruyabilir.

data/blog/6436/kedi-k-1.jpg

Kedilerde konjuktivitise neden olan ve özellikle yavru kedilerde çok sık görülen etken Feline herpesvirus tip 1 (FHV-1) ve Chlamydophila felis'tir. Bu etkenler dışında calicivirus, mycoplasma türleri gibi etkenlerde konjuktivitise neden olsada çok sık görülmez. Bunlar dışında yapısal ve fonksiyonel bozuklardan kaynaklanan kuru göz sendromuve kirpik düzensizlikleri gibi rahatsızlıklarda konjuktivitise neden olur.

data/blog/6436/kedi-k-2.jpg

Dünyadaki kedilerin %95 FHV-1 virusuna maruz kalmaktadır. Bu oranın %80'ni latent taşıyıcıdır. Enfeksiyon primer olarak genellikle yavru kedilerde görülür. Bulaşma damlacık yoluyla veya fomit yoluyla bulaşır. İlerlemiş olgularda solunum sisteminde enfeksiyona ve korneal ülserasyona neden olur. Virus vücuda yerleştikten sonra kedinin hayatı boyunca taşıyıcı olarak kalır. Stres ve steroid ile yapılan tedavilerde enfeksiyon tekrarlayabilir. Tekrarlayan enfeksiyonlar genellikle daha az şiddetli olur.

Chlamiydophila felis özellikle yavru kedilerde karşımıza çıkar. Bulaşma enfekte diğer kedilerden hava yoluyla veya fomit ile olur. Enfeksiyon unilateral başlayabilir ancak tedavi edilmediğinde bir hafta içinde diğer gözde de görülür.Üst solunum yolunda da enfeksiyon görülsede genellikle FHV-1'den daha hafif görülür. Tedavi edilmeye kronik enfeksiyonlarda membranöz ve foliküler konjuktivitis oluşabilir veya subklinik seviyede taşıyıcı olarak kalabilir. 5 yaşından büyük hayvanlarda doğal direnç gelişebilir.

data/blog/6436/kedi-k-3.jpg

FHV-1 ve C. felis arasındaki farklı ayırt etmek için klinik bulguların dikkatli şekilde izlenmesi yeterli olabilir. Konjuktival damarların hiperemisi FHV-1'de daha belirgindir. Konjuktival ödem ve akıntı C. felis enfeksiyonunda daha fazladır. C. felis enfeksiyonunda akıntı daha çok mukoid iken FHV-1 enfeksiyonunda purulent yapıdadır. Konjuktival ülserasyon FHV-1 enfeksiyonunda gözlemlenirken, C. felis enfeksiyonunda gözlenemez.

Calicivirusenfeksiyonları da konjuktivayı etkileyen başka bir virustür. İlk olarak solunum sisteminde enfeksiyona neden olurken orta şiddette konjuktivitise neden olur.

FHV-1 ve calicivirus gibi etkenlerin tedavisi için topikal ve oral antiviral ve antibiyotikler kullanılabilir. C. felis enfeksiyonunda antibiyotik seçimi olarak %1'lik tetrasiklin damla veya oral doksisiklin kullanılabilir. Sistemik tedavi olası solunum sistemi rahatsızlıklarına hem önlem hem de çözüm olabilir. Antiviral göz damlası için trifluridin ve sidofovir kullanılabilir. Sistemik antiviral için famsislovir kullanılabilir. Glikokortikoid kullanımı çok iyi düşünülüp karar verilmelidir. Vücut direncini düşürerek virus yayılımını hızlandırabilir.

data/blog/6436/kedi-k-4.jpg

Tedavinin başlangıcından 2 hafta sonra kedi tekrar incelenmelidir. İyileşmeyen FHV-1 enfeksiyonlarında eosinofilik keratitis veya kuru göz sendromuda düşünülmelidir.

Her iki hastalık içinde prognoz iyi olmasına rağmen çoğu hasta subklinik taşıyıcı olarak hayatına devam edebilir.