KÖPEKLERİN NEFRET ETTİĞİ VE İNSANLARIN YAPTIĞI 11 ŞEY

blog yazısı ekle !

KÖPEKLERİN NEFRET ETTİĞİ VE İNSANLARIN YAPTIĞI 11 ŞEY

Eğer köpeğinizin sizin kucaklamanızdan nefret edip etmediğini merak ediyorsanız, sadece ona sarıldığınızda verdiği tepkiye dikkat edin ve beden diline odaklanın. Gerginlik mi hissediyor? Başını sizden çekiyor mu? Göz teması bile kurmaktan kaçınıyor mu? Ağzını kapalı mı tutuyor? Dudağını mı yalıyor? Kulaklarını başının arkasına mı alıyor? Tüm bu sinyaller köpeğinizin rahatsız olduğunu gösterir. Evet, dudaklarını yalayan bir köpek dahi sevgi duyduğunu göstermez. Bu sadece bastırılmış ve gergin davranış gösterir. Bu yüzden de kucaklamak istediğiniz bir sonraki seferde, köpeğiniz iyi olup olmadığına dikkat edin. Hepsinin sonunda, köpeğinizin sizi ısırmasına engel olmuş olursunuz.

Ankara'daki tüm Veteriner Klinikleri için tıklayınız
Ankara Veteriner





Köpeğinizin yüzüne vurmak ya da kafasına vurmak

Köpeğiniz başına vurulmasından hoşlanır mı? Benim tahminim hayır. Birinin gelip kafamıza vurması, onu ne kadar sevdiğimiz de önemli değildir, bizi mutlu etmeyecektir. En iyi yanı rahatsız edicidir ve en kötü tarafı da acı vericidir. Ve biz gerçekten bir yabancının bizim yüzümüze dokunmasını istemeyiz. Eğer birisi sizin yüzünüze doğru ulaşmak isterlerse, bence tepkiniz kafanızı arkaya doğru çekmek ve arkaya doğru yaslanmak, daha sonra da kişisel alanınızın istila edildiğini düşünürsünüz. Hala daha köpeklerin başına vurulmasından hoşlandıklarını düşünenler var. Gerçek şudur ki bazı köpekler bu harekete tahammül ederken, diğerleri bu durumdan hoşlanmazlar. Ayrıca çok sevilen aile köpeği de aynı şekilde yüzünü geri çeker. Siz patron olduğunuz için size bu davranışı yapmanıza izin verir; ama bundan hoşlanmazlar. Bizim için nasıl kişisel alansa, köpeğimiz için de aynı şekilde kişisel alandır. Bu yüzden de sorumlu olan anne babalar çocuklarına köpeklere sadece kibar bir şekilde dokunmalarını öğretirler. Ve özellikle de kafalarına vurmamalarını ya da kesinlikle köpeğin yüzüne dokunmamalarını öğretirler. Eğer gerçekten köpeğinizi iyi olarak ödüllendirmek istiyorsanız, kafasına vurmayın. Ama başının arkasını okşayabilirsiniz. Bunun için size minnettar olacaklardır.

Yabancı bir köpeğin gözlerinin içine bakarken yürümek

Göz kontağının ne kadar güçlü olduğunu hepimiz biliyoruz. Göz temasının ne kadar önemli olduğunu, güvenirliğin bir simgesiyken, aynı zamanda göz temasından dolayı insanların kendini gergin hissedeceğini, rahatsız olacağını ve birisinin üzerinde patronluk taslayabileceğimizi bilmek zorundayız. Birisi size yaklaşırken sürekli göz teması oluşturmak gerçekten zordur. Dikkatlerinin sıfırlandığı kesindir, ama niyetleri nedir? İpucu için elbette beden diline bakmanız gerekmektedir. Birçok türde göz teması üstünlüğü kabul etmenin bir parçasıdır ve biz insanlarda yüzümüzdeki diğer kaslarla ifademizi ayarlayabiliriz. Gülümseyerek yumuşak bir ifade oluştururken aynı zamanda sert de durabiliriz. Ve hatta bir yabancının size dik dik bakması rahatsız edicidir! Bu durum aynı şekilde köpekler için de geçerlidir. Yabancı bir köpeğin gözüne gözünüzü kırpmadan bakarsanız, ona gülümseyerek ve onu sakinleştirmeye çalışırsınız. Ama köpek muhtemelen bunu hakimiyet olarak ya da saldırganlık olarak okuyabilir. İtaatkar bir cevap sergileyebilirler- bakmayabilir, kıpırdayabilir, yerde yuvarlanabilirler- ya da havlamaya başlayabilirler. Her iki cevapta da çoğu köpek için onun gözlerinin içine bakan bir yabancı rahatsız edici bir durumdur.
Köpeğinizi deli etmek için birçok yolu vardır ve muhtemelen bunların farkında değilsinizdir. Bu yüzden de eğer bir köpeğin en iyi arkadaşı olmak istiyorsanız, rahatsız edici bu alışkanlıklarınızı nasıl düzelteceğinizi bulmaya çalışın.

Bazen köpekler bizim karmaşık sinyallerimizden dolayı sabırsızlanırlar. Daha iyi olmak istemez misiniz?

Köpekler en iyi arkadaşımız olmaya çalışırlar. Ama biz bazen her şeyi zorlaştırırız. Aşağıda köpeğimizin nefret ettiği durumlar bulunmaktadır. Bunları inceleyip, o şekilde köpeklerimize yönelmeliyiz.

Kelimeleri beden dilinden daha fazla kullanmak:

Biz sesli bir türüz. Konuşmayı çok seviyoruz. Evcil hayvanlarımızla dahi bizi anlamasalar da konuşuyoruz. Köpekler kullandığımız bazı kelimeleri anlayabilirler-yürü, otur, oyuncak- ve belki de yüzlercesini daha öğrenebilirler. Ama onlar insan dilini anlayamazlar. Onların anlamaya çalıştığı tamamen vücut dilidir. Köpekler insanların beden dilini anlamak konusunda uzman olmuşlardır ve siz daha düşünmeden ya da hissetmeden sizin ne düşündüğünüzü ya da hissettiğinizi anlayabilirler. Fakat sadece dilimizin ne söylediğine önem verip beden dilimizin ne dediğine bakmazsak, köpeklere yanlış mesaj vermiş oluruz. Eğer köpekleri eğitme sınıfına katılacaksanız, bir dediği bir dediğine duymayan ve kafa karışıklığına neden olan kişileri görebileceksiniz. Örneğin; köpeğinize dur derken beden dilinizi kullanırken bir trafik polisi gibi köpeğe gel derseniz, onu tamamen karmaşaya sokarsınız. Ama köpek size doğru gelip de ona dur demesini buyurursanız, onu sinirlendirirsiniz. Bu oldukça kafa karıştırıcıdır.

Yapılan bir araştırmaya göre köpeğinize bütün gün bir kelime söylemeden gün geçirin ve sadece beden dilinizle onunla iletişim kurun. Bu durumda da köpeğinizle ne kadar çok konuştuğunuzu göreceksiniz ve aynı zamanda eğitim derslerinde de bu konuda net bilgi alabileceksiniz.

Köpeğinizi Kucaklamak

Siz köpeğinize sarılmayı severken, çoğu köpek bu durumdan nefret ederler. Çoğumuz kucaklamanın mükemmel olduğunu ve aynı zamanda destek, sevgi, eğlence ve diğer duyguları ifade ettiğini düşünüyoruz. Bizim için kollarımızı açıp kucaklamak oldukça kolaydır. Ama köpekler bu şekilde gelişmemişlerdir. Köpeklerin kolları yoktur ve onlar sizi kucaklayamazlar. Arkadaşlıktan ziyade, eğer köpekler ön patilerini başka bir köpeğin sırtına koyarsa bu tamamen hakimiyet anlamına gelmektedir. Kucaklamak konusundaki niyetiniz ne olursa olsun, köpekler kucaklamayı sizin onun üzerindeki hakimiyetiniz olarak görürler. Birçok köpek bunu tolere edeceklerdir. Bu durumda gözünüzün önüne kendi köpeğiniz gelecektir. Ama bazı köpekler bu durumdan dolayı kendileri tehdit altında hissederler, korkarlar ya da sadece nefret ederler. Ve aslında bir köpeğin ona sarılan çocuğu ısırmasının sebebi budur. Ayrıca köpeğiniz sizin ona sarılmasından mutluluk duyarken, başka bir aile üyesinin aynı şeyi yapmasından dolayı tamamen farklı bir tepki gösterebilir. Kucaklanmaktan hoşlanan bir köpeği bulmak sizin için kesinlikle zordur.

Bu köpek zar zor küçük kızdan gelen kucaklamaya tahammül eder. Ağızları, gözleri ve kulakları ile gösterdikleri her şey aslında köpeklerin bu durumdan hoşlanmadıklarını gösterir ve bu da küçük kız için tamamen güvende kalma meselesidir.

Sıkıcı Olmak


Etrafınızda sıkıcı olan birine bağlı olmanın ne demek olduğunu bilirsiniz. Geçmişi düşünün. Anne babanız kendi isteklerini sürdürürken ne hissettiğinizi hatırlayın. Hiçbiri oyuncak dükkânına ya da parka gitmek istememiştir elbette. O an yaşadığınız duyguyu hatırlayın ve istediklerinizi yapmamaktan dolayı nasıl şikâyetçi olduğunuzu gözünüzün önüne getirin. Yetişkin konuşmalarında yeriniz yoktu. Bu arada sıkıcı olduklarını söylemek mümkün ve anne babanız susup oturmanızı istemiştir. Peki, sadece hareket etmeyi istedin mi? Monotonluktan kurtulmak için bir şeyler yapmak istedin mi? Köpeğiniz de siz kendi dünyanıza odaklanırken bunu hissederler. Köpekler aynı zamanda biz sıkıcıyken bizden nefret ederler. Ki sıkıcı olmamak da elde değil. İşten eve geliriz ve yerimizden kalmak istemeyiz. Ev işlerini yapıp, yemek yedikten sonra kanepeye geçip tembel tembel oturmak isteriz. Ama bu köpeklerimizi için yapabileceğimiz en rahatsız edici harekettir. Çünkü köpeklerimiz bizi bütün gün beklemişlerdir ve amaçları sadece oyun oynamaktır.

Eğer köpeğiniz kutuların içine ya da klozetin içine giriyor, ayakkabıları yiyor ya da masanın ayaklarını dişleri ile çiğniyorsa ve bunlar sizin için sorun teşkil ediyorsa, köpeğiniz muhtemelen size ne kadar sıkıldığını göstermeye çalışıyordur. Şanslısınız ki bu suruma hızlı ve kolay çözümler vardır. Bu da eğitim oyunları. Köpeğinize yeni bir numara öğretmek, eski numaralar üzerinde çalışmak, en sevdiği oyuncakla bul onu oyunu oynamak veya dışarı çıkmak ve şehir hayatında yürüyüşü çeviklik için bir şans olarak değerlendirmek köpeğinizin hem aklen hem de zihnen uyarılmasını sağlayan yollardır. Sadece bir saatlik eğitim köpeğinizi sıktığınız yakala-getir gibi tekrar eden oyunların oynanmasından daha da iyidir. Egzersiz ve yürüyüşler de önem taşısa da, bazı beyin egzersizleri de eklemek köpeğinizin mutlu yorgunluk yaşamasını sağlayacaktır. Günde sadece 15-30 dakikalık numara öğretme eğitimi bile büyük bir değişim yaratacaktır.

Köpeğinizi Kızdırmak

Başlıktan da anlaşılacağı gibi konu nettir. Ve bu yüzden de bu konu hakkında uzun uzadıya yazmayacağız. Birçok insan köpeğini kızdırmanın komik olduğunu düşündüğü için, bu konunun altını çizmekte fayda var. Caddeden geçerken bir köpeğe havlamayın. Pencerenin arkasında ya da kapı arkasında olan bir köpeğe el sallamayın ya da onunla konuşmaya çalışmayın. Bir köpeğin kuyruğunu kesinle çekmekten kaçının. Bu liste uzadıkça uzayabilir. Ama kısacası köpeğinizin sinir olmasına neden olacak bir şey yapmayın. Komik olduğunu düşünseniz bile bu dürtüyü hayata geçirmeyin. Çünkü bu durum köpek için komik olmayacaktır ve aynı zamanda bazı ciddi davranış sorunlarına neden olmaktadır. Ve belki de hak ettiğiniz için köpeğinizin dişlerini ya da o köpeğin dişlerini vücudunuzda taşıyabilirsiniz.

Sonraki Okumalar

Köpeğiniz için nasıl daha iyi bir arkadaş olunur öğrenmek istiyorsanız, kitap listelerini araştırın. Kitaplardan aldığınız bilgileri hayata geçirmek de sizin elinizde. Böylece hayata köpeklerin gözünden anlamanız daha kolay olacaktır.

Keşfetme ve koklama olanağı vermeden yürüyüşe çıkmak


Onların hayatlarında hep yürüyüş olmalı. Köpeğinizin tasmayla dolaşmasını öğrenmesi kesinlikle önemlidir. Ama aynı zamanda tasmayla dolaşırken etrafını keşfetmesi de önem taşımaktadır. Köpekler burunları ile görürler ve biz de dünyayı gözlerimizle algıladığımız kadar onlar için kulakları bu görevi görmektedir. Biz güneşin batışına önem verirken köpeklerin ağaç kokusunu önemsemesi kesinlikle olağan bir durumdur. Köpekler birkaç dakika da olsa dışarı çıkmamaktan nefret ederler ve biz insanlar da sık sık egzersiz yapmak için dışarı çıkmaya odaklanırız. Genellikle aynı rotayı yürüyüp bu durumdan zevk almadan evimize döneriz.

Köpeğinize bir iyilik yapın ve bir gününüzü onun etrafı koklaması için adayın. Yavaş yavaş yürürken onun da etrafı keşfetmesini sağlayın. Tamamen yeni bir yere gidin, farklı bir keşfedin, istediği kadar bir yeri koklamasına izin verin. Dakikalar sürse de sabredin. Köpeğinizi özgür bırakacağınız yürüyüşlerle, sizin yanınızda durması gereken yürüyüşleri ayırt etmesi için sırt çantanıza farklı yiyecekler koyun. Böylece aldığı kokuyla koşullanabilecektir. Yapacağınız bu yürüyüş onu zihinsel ve duygusal olarak ilgisini çekecektir.

Kelimenin tam anlamıyla tasmasını sıkı tutmak

Köpekler beden dilimizi okumakta nasıl inanılmazlarsa, onlar aynı zaman da tasmadan bile bizim tansiyon seviyemizi algılayabilirler. Köpeğinizin tasmasını sıkı tutarak stres seviyesini, hayal kırıklığını ve heyecanı köpek için arttırmış oluyorsunuz. Ne düşündüğünüzü biliyorum "tasmayı sıkı tutmak istemiyorum; ama yapmak zorundayım. Köpeğim beni çekiyor, ben değil." Ama önemli olan da köpeğinize tasmayla nasıl yürüyeceğini öğretmektir.

İnanılmaz miktardaki enerji tasma sayesinden sizden köpeğinize aktarılıyor. Tasmayı sıkı tutmayarak, köpeğinize her şeyin yolunda olduğunu ve endişeli olmak için bir neden olmadığı mesajını verirsiniz. Gevşek tasmayla her şeyin sizin kontrolünüz altında olduğunu ve sakin olması gerektiğini iletirsiniz. Ama tasmasını sıkı tutarak gergin olduğunuzu, kavga etmeye hazır olduğunuzu iletirsiniz. Bunun üzerine de köpeğiniz bu mesajı algılamış olur. Köpeğinizin sizi etrafta çekiştirmesini istemediğiniz için, onu sürekli çekmeniz ve tetikte olmanız onun iyi hissetmemesine neden olacaktır. Ayrıca gitme ihtiyacı duysalar da sizden uzaklaşmalarının mümkün olmadığı konusunda emin olmaktalar. Tasması sıkı olarak bağlanan ya da çekilen köpek iyi bir ortamda bile havlamaya ve hatta tepkili olmaya meyillidir. Ama tasması gevşek olan ve özgür bırakılan köpek daha sakin olur. Bu durum gerçekten üzerinde uzmanlaşmanın zor olduğu bir alandır. Fakat köpeğinizin mutlu olması için ve aynı zamanda güzel yürüyüşler yapmak için göz önünde bulundurulması gereken önemli bir konudur.

Gergin Olmak

Tasmadan hissedilen gerginlik köpeğinizin sizin duygunuzu anlamak için kullandığı tek yol değildir. Hissetmeseniz de etrafınızda olan birinin gergin olup olmadığını söyleyebilirsiniz. Köpekler de aynı yeteneğe sahiptirler. Siz ne kadar stresliyseniz köpeğiniz de o kadar stresli olmaya başlar. Ve köpekler de bizim gibi bu duyguyu sevmezler. Köpekler sizin aynanız gibidir. Meditasyon yapmak için neden istiyorsanız, bir köpeği sakinleştirmek iyi bir nedendir.

Yapı ve kural sağlamamak

Köpekler kurallara sahip olmayı isterler, ihtiyaç duyarlar ve severler. Köpeğiniz için kesin kuralların olmasının sıkıcı veya üzücü olduğunu düşünebilirsiniz. Ama köpekler liderlerini bilmek için gerçekten kuralların olmasını isterler. Ve aslında bunu anlamak da insanlar için çok zor değildir. Çocuklar da tutarlı kurallar verildiğinde başarılı olabilirler ve onları özgür bırakan ortamlarda daha az başarılı olmaktadırlar. Kibar ve dengeli çocukları düşünün ve aynı zamanda sosyal yeteneklerden yoksun şımarık çocukları ya da istedikleri elde edemeyince öfke nöbeti geçiren çocukları düşünün. Hangi tür çocuklar tutarlı kurallara ve sınırlara bağlı olanlardır? Ve hangi çocuklar tutarlı bir şekilde mutlu olabilir? Köpekler ile de durum tamamen aynıdır. Kurallar hayatı daha tahmin edilir, daha az kafa karıştırıcı ve daha az stresli hale getirir.

Ve kafa karıştırıcı bir şekilde konuşarak köpeklerin kuralları anlamadığını söylemek mümkündür. Spor kıyafetleriniz üzerinizde olduğunda ya da iş kıyafetlerini giyerken sizin üzerinize zıplayıp zıplayamayacaklarını anlayamazlar. Banyodan sonra da koltuğa atlayıp atlayamayacaklarını da bilemezler. Ek olarak da köpeklere bir davranışı öğretmek için mutlaka tutarlı olmalısınız. Köpekler sınırların olduğu yerlerde başarılı olabilirler ve aynı zamanda tutarlı sınırların pozitif ödüllerle güçlendirildiği yerlerde zaman geçirmeyi tercih ederler. Bu noktada da sizin oluşturduğunuz her kural lider olarak size güvenmelerini sağlar. Böylece, çok mutlu bir köpek için koşullar oluşturacaksınız.

Köpeğinizin sevmediği köpekle ya da insanla etkileşime girmesini zorlamak

Diğer birçok sosyal tür gibi köpekler de en iyi arkadaşlara ve düşmanlara sahiptirler. Bu yüzden de köpeklerin kiminle etkileşimde bulunmak isteyip istemediklerini anlamak mümkündür. Yine de bu konuyu kabul etmeyen birçok köpek sahibi vardır. Ya da başka bir deyişle köpeklerin sunduğu ipuçlarını görmek konusunda başarısız olmuşlardır. Çok fazla istekli köpek sahiplerinin köpekleri evde kalmak istese de onu sosyalleştirmek istedikleri gözlemlenir. Ya da köpekleri evde yalnız kalmak istese başkasına emanet edebiliyorlar.

Elbette utangaç, korkak ve tepkili bir köpeği cesaretlendirmekle yukarda belirtilen hareketler arasında fark vardır. Onların sakin bir hayat yaşamalarını sağlamak önem taşımaktadır. Ama zorla yaptırmak ile güzellikle yaptırmak arasında bir denge oluşturmak köpeğiniz güvende olması ve aynı zamanda akıl sağlığı için önem taşımaktadır. Köpekler sosyal koşullara fazlasıyla itildiğinde, genellikle ısırmaya ya da kavga etmeye başlarlar. Bu durumda köpeğiniz size ipuçları verirler. Bunlar; görmezden gelmek, kaçınmak ya da hırlamak olabilir. Ve en sonunda da net bir mesaj simgesi olarak dişlerini gösterirler. Daha da kötüsü liderlerine güvenleri azalır ve hatta sosyal olarak daha saldırgan olmasına neden olurlar. Bu yüzden de beden dilini okuyun ve ona hiçbir şeyi zorla yaptırmayın.