NORVEÇ ORMAN KEDİSİNİ TANIYALIM - KEDİ TÜRLERİ

blog yazısı ekle !

NORVEÇ ORMAN KEDİSİNİ TANIYALIM - KEDİ TÜRLERİ

Norveç'te "skogkatt" (orman kedisi) olarak adlandırılan Norveç orman kedisi, herhangi bir türün devamı veya vahşi bir kedi türünden evrimleşmiş bir ırk değildir. Muhtemelen Romalılar tarafından Kuzey Avrupa'ya getirilen yerel kedilerdir. Yerleşimciler, tüccarlar ve haçlılar tarafından getirilen ve muhtemelen Romalıların da Mısır'dan aldığı için kısa tüylü olan bu kediler iklim ve bölge şartlarına uyum sağlayarak hayatta kalabilmişlerdir. Kuzey Norveç'te uzun bir süre güneşin hiç doğmaması veya batmaması, kediler için oldukça zorlayıcı olmuştur. Norveç ormanlarında yüzyıllar boyunca hayatta kalmayı başarmanın sonucu olarak uzun, yoğun, suya dayanıklı bir kürke, parlak bir zekâya ve gelişmiş hayatta kalma içgüdülerine sahip olmuşlardır.

Ankara'daki tüm Veteriner Klinikleri için tıklayınız
Ankara Veteriner






1930'dan itibaren Norveç orman kedisinin bir tür olarak tescillenmesi çalışmaları yapılmıştır. İlk Norveç orman kedisi kulübü 1934 yılında kurulmuştur ve 1938'de ilk kez Oslo'da sergilenmiştir. İkinci Dünya Savaşı türün nüfusunun artırılması ve tanıtılması çalışmalarını oldukça kötü etkilemiştir ve savaşın ardından tür yok olmaya yüz tutmuştur. Türün tekrar üreme programına alınması ve yeterli ilgiyi görmesi 1970'li yıllara denk gelir.

1980'de Amerika'ya götürülen Norveç orman kedileri, ilk olarak 1984 yılında TICA tarafından yeni bir tür olarak kabul edilmiştir.

Doğal bir atlet olan Norveç orman kedileri tezgâh ve kitaplık gibi alanları araştırmayı çok sever. Oldukça meraklı canlılar olan bu kediler evin hemen her yerini araştırır, inceler. Enerjik ve oyun sever canlılar olan bu kediler gerek eşyalar gerekse sahipleri ile uzun süre boyunca hiç sıkılmadan oyun oynayabilir. Tüm hava şartlarına uyum sağlayabilen Norveç orman kedileri doğada hayatta kalmaya endeksli gelişen kaslı bir vücuda sahiptir. Aynı zamanda, tatlı, arkadaş canlısı, sahibine ve ailesine düşkün olan Norveç orman kedileri sahibi ile oldukça yakın bir ilişki geliştirir ve güçlü bir iletişim bağı kurar. Kendini sahibine ifade etmekte çok zorlanmaz ve sahibini anlamada da oldukça iyidir. Etrafta dolaşmaktansa sahibinin kucağında durmayı tercih etmesinin ardında belki de vahşi doğada geçirdikleri zorlu yıllar yatıyordur.