PAPAĞANLARLA YAŞAMAK HAKKINDA 10 GERÇEK

blog yazısı ekle !

PAPAĞANLARLA YAŞAMAK HAKKINDA 10 GERÇEK

Evcil kuş hakkındaki ortak yanılgıları ve değişik gerçekleri bulunuz. Eğer bir evcil kuş almayı düşünüyorsanız veya çoktan bir tane kuşunuz varsa, hayat arkadaşınız olmuş olur. Sen muhtemelen en kötü papağan hakkında ve gözlerini oyan kişiler hakkında hikayeler duymuşsunuzdur. Elbette mutlaka söylenenler tamamen doğru değildir. Bu yüzden de papağanlar hakkında bazı yanılgılar ve kaçırılan gerçekler size sunulmuştur.

Ankara'da Evcil Kuş Muayeneleri için nerelere gidebilirsiniz
Evcil Kuş Muayeneleri






Papağanlar hakkında duyduğunuz uyarıcı sözler mutlaka ısırdıkları, çığlık attıkları ve etrafları dağıttıklarıdır. Eğer papağan almayı istiyorsanız, bu üç noktayla başa çıkabileceğinizi bilirsiniz. Belki de sırf evinizi papağanla paylaşmak için bu basit gerçekleri kabul edeceksiniz. Ama vahşi doğada papağanlar çığlık atmazlar, nadiren ısırırlar ve göründükleri kadar ortalığı karıştırmazlar. Bu yüzden de bu davranışlar da evinize taşınmayacaktır.

1) Papağan çığlığı:

Elbette papağanlar gürültücü olabilirler. Ama çoğu insan biraz gürültüye tahammül eder. Çıkardıkları ses yüksek ve tekrar eden bir gürültüdür. Bu yüzden bu canımızı sıkabilir ve o yerden kaçmak isteyebiliriz. Bu çığlık papağanların vahşi doğada yapmak zorunda oldukları bir şey değildir. Ormandaki çığlık genellikle cevap alır ve papağan arkadaşının yanına kolaylıkla uçabilir. Vahşi doğadaki papağanlar aynı yerde yaşamak zorunda değillerdir ve arkadaşlarıyla etkileşimde bulunmak için yarım saat çığlık atmazlar. Çığlık atmak insanların papağanlara öğretebileceği bir şeydir. Papağanlar çok hızlı bir şekilde öğrenirler. Çığlık attıklarında da sizin ilginizi çekerler. Çığlık atan bir papağanı göz ardı etmek zordur. Ama odaya gelip papağana sus demek cevaplayıcı bir konuşma olur ve beklediği cevabı almış olur. Papağanlar doğal olarak çığlık atmazlar. Biz onlara çığlık atmayı öğretiriz. Bunun yerine onlara daha kabul edilir sesleri öğretmeliyiz ya da ilgimizi çekmeleri için de onlara daha makul aktiviteler sunabiliriz.

2) Papağanlar ısırır:

Papağanlar doğada nadiren ısırırlar. Papağanlar insanların onu tehdit ettikleri için onları ısırırlar. Birçok beden dili ile bir papağan birisinin onun alanına çok yakın olduğunu ya da kendi alanında olduğu mesajını sunar. Genellikle bu durumu ciddiye alan papağan bunu tehdit olarak kabul eder ve kan dökülmeden de uçup gider.

İnsanlar diğer taraftan vücut dilini anlamazlar ve ısırılana kadar o ortamdan çıkmazlar. Evcil kuşlar çabucak saldırganlık ve ısırmak için doğrudan atlamayı es geçmeyi öğrenirler. Bu durumu sadece bakıcıları anlayabilir. Çığlık atmak gibi papağanların bizi ısırmalarını da öğretiriz. Bunun yerine papağanınızın beden diline önem verin ve yakın bir şekilde onu gözlemleyiniz. Gözlerini ya da diğer vücut hareketlerini gözden kaçırırsanız, basit bir şekilde onun sizi ısırmanıza yol açmış olursunuz.

3) Papağanlar dağınıktırlar:

Papağanlar gerçekten dağınıklar mı? Pekala, bu tamamen dağınıklığı nasıl tarif etmenize bağlıdır. Eğer doğada kendi yemeğinizi bulmak için uğraşsaydınız, siz de aynı şekilde bir dağınıklık elde edersiniz. Eğer papağanınızın dağınık olmamasını isterseniz de, muhtemelen yaşamaya çalıştığını söyleyecektir. Sizin etrafınızı dağınık hale getirmek gibi bir gayreti yoktur.

Papağanlar güçlü beden diline sahiptirler. İnsanlar kedi ve köpeklerle birlikte uzun zamandır yaşamışlardır ve bu yüzden de çoğumuz onların beden dilini öğrenme, anlama konusunda mükemmel hale geldik. Aslında bu evcil hayvanlar da sizinle iletişim kurarken kullandıkları vücut diline dikkat ederler. Kuyruğunu sallayan bir köpekle yürüyüş yapmaktan oldukça hoşlanırız. Çoğumuz mırıldayan bir kediye dokunmamız gerektiğinin de bilincindeyiz. Ama papağanların da diğerevcil hayvanlara benzer vücut dili olduğunu biliyor muydunuz? Isıracaklarında ya daa gagalarını kullanacaklarında onlar bir şekilde bunu size belirtirler. Bu bilgiyi bilmiyorsanız, elbette yalnız değilsiniz.

Kanatlar ve gagaları okumak daha zordur. Fakat dürtüleri ve diğer evcil hayvanları anlamak çok daha kolaydır. Ama yine de papağanları öğrenmeye çalışmak için harcanan emeğe değecektir. Birkaç çabayla papağanın sizden uzak olmak isteyip istemediğini öğrenebilirsiniz. Bu durumlar yeni bir eşyaya odaklanmak, öpmeye çalışmak ya da sadece kafesine dönmek isteyebilir. Bu alt sinyalleri öğrenmek istiyorsanız ve bunları hayatınıza dahil etmek istiyorsanız, papağanınız daha kesin dil kullanmak zorunda değildir. Bunlar, ihtiyaç duyduğunda ya da istediğinde ısırmak ve çığlık atmak olabilir. Ama yine de öğrenmek için en önemli anahtar da kuşların vücut dilini öğrenmek zorundayız.

4) Papağanlar karmaşık beslenmeye gereksinim duyarlar.

Eğer papağanlar dünyasında yeniyseniz, daha sonra kuşa taze kuşyemi ve su vermeniz gerektiğini düşüneceksiniz. Yıllarca bu bilgiye dayanarak hareket ettik ve papağanımızın ihtiyacı olan onu beslemek olduğunu düşündük. Papağan besleme üzerindeki düşünceler ise son on yılda radikal bir şekilde değişmiştir. Sonunda çoğu papağanın doğada yemden daha fazlasını tükettiğini öğrendik. Kuruyemiş, meyve, yeşillik ve hatta larva dahi yediklerini biliyoruz. Birçok papağan da hatta küçük miktarda toprak, kil ve ihtiyaç duydukları mineralleri sağlayacak olan belirli bitkileri tüketebilirler. Bu da gösteriyor ki papağanlar yemden daha fazlasına ihtiyaç duyarlar.

Araştırmaya başladığın gibi kuşlar için birçok yiyecek çeşidi olduğunu ve papağanların sağlıklı olması için gerekli olan beslenme ile ilgili birçok düşüncenin olduğunu keşfedeceksiniz. Papağanın taze meyve ve sebze dahil olmak üzere birçok çeşit yiyeceğe ihtiyaç duyduğunu öğrenebilirsiniz. Bu da demektir ki papağanların beslenmesi için bir kase yemden daha fazla yiyeceğe ihtiyacınız var. Bu yüzden de daha fazla alışveriş ve daha fazla zaman harcayıp beslenmesini sağlamanız gerekecektir. Papağanlar ayrıca köpek ve kedilerden farklı bir şekilde yiyeceklere tepki gösterirler. Diğer evcil hayvanlarınız için iyi gelen yiyecekler papağanınız için zehirli olabilir.

5) Papağanlar karmaşık bir fizyolojiye sahiptirler.

Papağanınıza bakmak kolay değildir ve ayrıca veterinere de götürmek pahalı olmaktadır. Çünkü papağanların bedeni köpek gibi diğer memelilerden farklıdır. Papağanlar kedi ve köpeklere kıyasen daha ince kemiklere, hassas nefes alma sistemine ve tamamen farklı hastalıklara sahiptir. Bu hastalıklar hem teşhis edilmesi hem de tedavi edilmesi oldukça zordur. Hastalıklar sadece belirlenmesi kolay değildir. Çünkü evcil kuşlar tamamen hasta olana kadar nadiren hastalık belirtileri gösterirler.

Evcil kuşlar üzerine uzmanlaşan veterinerler zamanlarının büyük bir kısmını kuşların fizyolojisini öğrenmek ve onları etkileyen hastalıkları üzerine yatırım yaparlar. Onlar aynı zamanda kuşlar hakkındaki hastalıkları tedavi etmek ve teşhis etmek için pahalı ekipmanlar satın alırlar. Normalde bu ekipmanlar her veteriner tarafından satın alınmamaktadır. Veterinerler bu yüzden de harcadıkları bu parayı kapatmak için, yapacakları testlere ve tedavilere daha fazla maliyet sunmaları gerekmektedir. Bu yüzden de papağanınız için bu işte uzman veteriner bulmak zorundasınız ve aynı zamanda hastalıklar için daha fazla para harcamayı göze almalısınız.

6) Papağanlar karmaşık beyne sahiptirler.

Papağanlar sadece karmaşık bedenlere sahip değillerdir, ama aynı zamanda şaşırtıcı akıllara sahiptirler. Tüylü kafalarında ve iyi olmaları için kafalarından birçok şey geçer. Bu yüzden de onlara oyalanacakları bir şeyler vermek zorundasınız. Papağanı kafesinde birkaç oyuncakla yalnız bırakmak asla yeterli olmayacaktır. Doğada etkileşim içinde yaşadıkları bir ortamdan geliyorlar ve bu yüzden de kesinlikle etkileşimli bir evde yaşamaları gerekmektedir.

Papağanlar sadece kafesin dışında zaman geçirmek istemezler; ama aynı zamanda onları mutlu edecek aktiviteler yapmaları gerekecektir. Doğada iç içe oldukları bu aktivitelerle ne kadar çok etkileşimde bulunurlarsa onlar için elbette daha iyi olacaktır. Papağanlar için sunulan oyuncak ve çevreler beyinlerini ve bedenlerini meşgul etmek için harika olacaktır. Bu noktada papağanlar için oyun alanı tasarlamayı, oyuncak yapmayı ya da satın almayı ve kalan zamanını papağanla geçirmek için ayırmak zorundasınız. Eğer papağan almanın bir köpeği her gün yürüyüşe çıkarmaktan daha kolay olduğunu düşünüyorsan, şaşıracaksın.

Papağanlar aktif bir beyne sahiptirler ve etraflarını keşfetmeyi severler. Aslında sağlıklı papağanlar buna gereksinim duyarlar.

7) Papağan eğitmek gerekliliktik, olasılık değildir.

Yavru bir köpek aldığımızda onu eğitmek konusunda düşünürüz. Çoğumuz köpekler istediğimiz gibi davranmadıklarında eğitilmedikleri için böyle olduklarını düşünürüz. Bu papağanlar için de çok farklı değildir. Aslında papağanlar için bu durum çok daha önemlidir. Eğitmek papağanınızla iletişim kurmanız için iyi bir yöntemdir.

Kuşlar hakkındaki yaygın mit çift olarak beslenmeleri yönündedir. Bu doğru değildir. Ama muhabbet kuşlarını çift olarak tutarsanız, iki erkek kuşu birlikte tutmanız daha iyi olacaktır. Dişi muhabbet kuşları çoğu zaman yerlerine hakim olmak isterler.

Yürümelerini sağlamak ve kafese girmek gibi önemli birkaç davranış ya da onlara birkaç hile öğretmek için zaman harcamak kuşunuzun vücut dilini anlamanız için daha yakın bir ilişki kurmanızı sağlayacaktır. Bu aynı zamanda papağanınızın nasıl öğreneceğini de öğretir. İstenen davranışın anlayan papağanlar yiyecekle ödüllendirilebilinir. Daha iyi bir iletişimci de olacaksınız. Evcil kuşunuzu eğiten papağan sahibi papağanın doğru davranışları için onu ödüllendirirken, yanlış davranışları için de ödüllendirmez. Zamanla sizin için hem mükemmel bir arkadaş olacaktır, hem de aynı zamanda papağanınız da mutlu olacağı için sizinle etkileşimde bulunurken eğlenecektir.

8) Papağanlar cins değil bir türdürler.

Papağanlar kesinlikle köpeklerden ve kedilerden farklıdırlar. Ama fark ettiğinizden daha fazlası olduklarını söylemek mümkündür. Köpeklere baktığımızda birçok cinsin farklı özelliklere sahip olduklarını görebiliriz. Köpek bir türken, Labrador retriever bir köpek cinsidir. Kediler de aynı şekilde bir türdür. Ama kedi cinsleri birbirinden farklı olmaktadırlar. Papağanlar da diğer taraftan yüzlerce türe sahiptir. Bazıları da tüm papağan türlerine kıyasla farklılık göstermektedir. Beslenme, duygusal and fiziksel bakımdan köpeklerin ihtiyaçları aynı olduğunu söylemek mümkün olsa da, papağanlar için bu doğru olmayacaktır.

Güney Afrika papağanı (makav) afrikalı gri papağanlarından veya Avustralya kakadosu birbirinden farklıdır. Sadece renk bakımından ya da vücut şekli farklılık yoktur. Onların beden dili de birbirinden farklıdır. Doğada farklı çeşitteki yiyecekleri tüketirler ve nispeten farklı beslenmeye ihtiyaç duyarlar. Papağan hakkında bir şeyler bilmek yeterli olmayacaktır. Kuşunuz hakkında birçok bilgi edinmeniz gerektiğini anlamak, kuşunuzla oluşturacağınız bağ için önemlidir.

9) Papağanlar evcil değillerdir, onlar vahşidirler.

Binlerce yıldır kedi ve köpekleri cinslerine göre beslemekteyiz. Ama papağanları genel olarak vahşi bıraktık. Çoğu papağan renklerinden, özelliklerinden veya huylarından dolayı beslenmemiştir. Aslında papağanları evcilleştirme sürecimiz iki ya da üç soy öncesine dayanmaktadır. Kedi ve köpekler evcilleştirilirken, papağanlar basit bir şekilde terbiye edilmiştir. Bu ne anlama gelmektedir? Bu, papağanın evinizdeki kedi veya köpekten çok farklı bir evcil hayvan olduğu anlamına gelir.

10) Uygun kuş beslenmesi için bilgi yıllar içinde gelişme göstermiştir.

Evcilleştirirken, yaşam tarzımıza uygun olan evcil hayvanları beslemeyi tercih ederiz. Köpeklerin evimizdeki kuralları kolay bir şekilde öğrenmelerini isteriz ve aynı şekilde evcil hayvanlarımızın bu konu hakkında istekli olmaları hakkında da isteğimiz vardır. Kedilerin dizimizin üzerinde uyumasını isteriz. İnsanlar kendilerine zevk veren bir ilişki sağlayacak hayvanları çoğu zaman seçerler. Papağanlar ise tamamen vahşi doğada nasıllarsa evde de bu şekilde kalırlar. Mükemmel evcil hayvan olmak için papağanlar beslenmezler. Bu yüzden de ilişkiniz evcil hayvanlarla olan ilişkiniz gibi içgüdüsel olmayacaktır. Çoğu insan için de evlerinde papağan olması bile en büyük eğlence kaynağıdır. Bu yüzden de oluşturmak istedikleri ilişki için çaba harcamak onların gözünü korkutmaz. Papağanınızın sizin evinize ayak uydurmak için yol arayacağını ummayın. Bunun yerine, ona kabul edilir davranışlar edindirmeye çalışın ve iletişim için de ona ödüller sunun.